asitakvimi.gen.tr https://www.asitakvimi.gen.tr Aşı Takvimi, Aşı Zamanları ve Yapılması Gereken Aşılar tr-TR hourly 1 Copyright 2019, asitakvimi.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Thu, 17 Oct 2019 00:00:00 +0000 60 Meningokok Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/meningokok-asisi.html Tue, 27 Nov 2018 14:16:21 +0000 Meningokok aşısı, mikrobik menenjit olan Meningokok menenjitine karşı korunma sağlayan bir aşıdır. Çocuklar karma ve zatürre aşısı olduklarında, mikrobik menenjite karşı korunabilir. Fakat meningokok hastalığın Meningokok aşısı, mikrobik menenjit olan Meningokok menenjitine karşı korunma sağlayan bir aşıdır. Çocuklar karma ve zatürre aşısı olduklarında, mikrobik menenjite karşı korunabilir. Fakat meningokok hastalığına karşı bu şekilde korunamazlar. Bu hastalık hem hızlı, hem de ağır seyirli bir rahatsızlıktır. Bu menenjit vakalarında % 10 oranında, sepsis halinde % 20 oranında ölüm gerçekleşmektedir. Menenjit beyin iltihabının yanında, vücutta ağır kanamalara, döküntüye ve çok sayıda organın yetmezliğine neden olan meningokoksemi korkulan bir hastalıktır.  

Meningokok hastalığı riski olan kişiler kimlerdir

Bu hastalık 5 yaşın altındaki çocuklarda ve 15-25 yaş arası kişilerde daha fazla görülmektedir. İnsanlarda % 5-10 oranında mikrobun taşıyıcısı kişiler bulunmaktadır. Ancak bu kişilerde hastalık oluşmamaktadır. Toplu yaşamın olduğu kışlalarda, kamplarda, hacca gidenlerde sık görülür. Öğrenci yurtları da bu konuda risklidir. Aynı evin içinde hastalıklı birisi varsa, bulaşma riski çok yüksek olur. Bu nedenle bağışıklık sistemi yetersiz olan kişiler mutlaka aşılanmalıdır. Bağışıklık siteminde kompleman bölümünde yetmezlik olanlar, HIV hastaları, dalağı çalışmayan kişilere aşı uygulanmalıdır. Hastalığın salgın olduğu ülkelere gideceklerde aşı olmalıdır. 

Meningokok hastalığının çocuklardaki durumu

Bu hastalığın görülme sıklığı nadirdir. Ülkemizde tüm yaşlarda görülmesi 100.000 kişide 2-4 kadardır. Görülen vakaların çoğunluğunu 2 yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklarda daha ağır ve ölümcül seyretmektedir. Hastalığın görülme sıklığının dışında, seyrinin ağır olması daha tehlikelidir.

Meningokok aşısı ne zamandan beri uygulanmaktadır

Aşı 2006 yılından itibaren bebeklere uygulanmaktadır. Ancak aşının ruhsatı ülkemizde 2013 yılında verildiğinden, yeni bir aşıymış gibi düşünülür. Dünyada aşının uygulaması 60 milyon civarındadır.

Menenjit aşısı hangi tür meningokoklardan oluşur

Meningokok mikrobu tek tip değildir. İnsanlarda hastalığa neden olan 5 tipte meningokok bulunmaktadır. Bunlar A, B, C, Y, W 135 tir. Bunlar dünyada coğrafi bölgelere göre dağılım gösterir. Menactra (meningokok) aşısında A,C Y, W 135 olarak 4 tipte meningokok için korunma bulunur. B tipine karşı yeni aşı geliştirilmesine çalışılmaktadır. ülkemizde daha çok B ve W 135 tipinde hastalık görülmektedir. Hacca gidenlerde genellikle W 135 tipte meningokok görülmektedir.

Meningokok aşısı bebek ve çocuklara nasıl uygulanır

Aşı 9-23 aylık olan bebeklerde 3 ay aralıkla 2 defa uygulanmaktadır. 2-11 yaşlarındaki çocuklara ise tek doz olarak uygulanır. Aşının tekrar dozu henüz belirlenmemiştir. Aşıdan sonraki koruma % 90-100 seviyelerindedir. Bu koruma oldukça iyi bir orandır.

Meningokok Aşısı

Meningokok aşısının yan etkileri nelerdir

Aşının en fazla görünen yan etkisi enjeksiyon yerinde oluşan hassasiyet ile kızarıklıktır. Az bir oranda huysuzluk, uykulu hal, ağlama, kusma, iştahsızlık ve ateş gibi etkiler görülür. Bu etkilerin azaltılması için, karma aşılarla bir arada uygulanmamalıdır.

Meningokok aşısı ne zaman yapılamaz

  • Aşının içeriğine alerjinin olması
  • Aşının tıpasında olan latekse karşı alerjinin olması
  • Yüksek ateşli hastalık geçirme
  • Önceden Guillain Barre adındaki sinir hastalığının geçirilmesi halinde aşı yapılamaz. 
]]>
Zatürre Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/zaturre-asisi.html Wed, 28 Nov 2018 04:29:29 +0000 Zatürre aşısı, halk arasında zatürre aşısı olarak bilinen pnömokok aşısı, buna en çok sebep olan streptococcus pneumoniae adlı bakteriye karşı bağışıklık oluşturarak, risk altında olan kişileri zatürre ha Zatürre aşısı, halk arasında zatürre aşısı olarak bilinen pnömokok aşısı, buna en çok sebep olan streptococcus pneumoniae adlı bakteriye karşı bağışıklık oluşturarak, risk altında olan kişileri zatürre hastalığından korur. Uygulanan aşı 23 adet alt gruba karşı bağışıklık kazandırır. Zatürre, septisemi, menenjit gibi hastalıkların yanında, % 10-50 oranında sinüzit ve orta kulak iltihabına karşı koruyucu etkileri olmaktadır. Aşı  aylık bebeklere bile uygulanabildiğinden, hastalıklara karşı koruyucu etkisi oldukça önemlidir. Aşı bebekler 2-3 aylık olduğunda başlanır. 2.-4.-6. ve12. ayda tekrarlanarak, 4 doz olarak yapılır. Özel durumlar olduğunda 5-9 yaş çocuklara da uygulanabilir. Ciddi bir yan etkisi bulunmayan aşının, yapılan yerde kızarıklık, şişme ve ateş gibi geçici etkileri olabilir. Zatürre bebeklerde ve 60 yaş üzerindeki kişilerde ölüme neden olabileceğinden, aşılama ihmal edilmemelidir. Hastalığa neden olan bakteriyi taşıyan kişiler, bunu başkalarına bulaştırma ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklara yakalandıklarında bundan hemen etkilenme riskine sahiptir. Rahatsızlık kişilere bir iki metre mesafeden bulaşma özelliğine sahiptir. Solunum yoluyla vücuda girerek, içeride bakteri kolonileri meydana getirirler. Aile arasında, okul çağındaki çocuklarda ve daha küçük yaştaki çocuklarda daha fazla yayılım gösterir. Grip hastalığı kadar bulaşıcılık özelliği bulunmaktadır. Bu yüzden kalabalık olan ortamlarda bulunan özellikle risk grubunda olan kişilerin aşılanması ihmal edilmemelidir. Böyle yerlerde toplu olarak zatürre salgınları görülebilir.

Zatürre aşısı olması gereken risk grupları kimlerdir

Bağışıklık sisteminde sorunlara yol açan hastalıkları bulunanlar

  • Lösemi hastalığı olanlar
  • AIDS hastalığı olanlar
  • Lenfoma hastalığı olanlar
  • Immünglobulin eksikliği bulunan kişiler
  • Sistemik lupus eritematosus hastalığı olanlar 
  • Multipl myeloma hastalığı olanlar
  • Kanser hastalığı bulunanlar
  • Böbrek nakli yapılmış ve böbrek hastalığı olanlar

Savunma sistemini baskılayan hastalıkları olanlar

  • 65 yaş üzerinde olan kişiler
  • Alkol sorunu bulunanlar
  • Dalağı alınmış olan kişiler
  • Dalak fonksiyonlarını bozacak olan orak hücreli anemi gibi kan hastalığı bulunanlar
  • Diyaliz hastaları
  • Kronik kalp ve akciğer hastaları
  • Karaciğerinde siroz olanlar
  • Şeker hastalığı olanlar
  • Bazı böbrek hastalığına yakalanmış olanlar

Zatürre AşısıRisk grubuna giren hastalar ne zaman aşılanmalıdır

Önemli rahatsızlıkları olanlar hastaneden taburcu edilirken aşılanmalıdır. 65 yaş üzerindekiler rutin doktor kontrolleri sırasında aşılanmalıdır. Zatürre ve grip hastalıklarının ağır seyrettiği hasta grupları genellikle aynıdır. Bu yüzden risk grubunda olan kişiler grip aşısı olmak istediklerinde, zatürre aşısı da yapılmalıdır. Yaşlı kişiler huzurevlerinde ya da tedavi gördükleri yerlerde mutlaka aşılanmalıdır. Dalağı alınan ya da kemoterapi görecek hastalar, ameliyattan iki hafta önce, organ naklinden iki hafta önce ya da tedavilerinden iki hafta önce aşılanmalıdır. AIDS hastaları ise teşhisin konmasından sonra hemen aşılanmalıdır. Zatürre aşısının risk gruplarına tek doz olarak uygulandığında, 5 yıl koruyuculuğu bulunmaktadır.

]]>
Su Çiçeği Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/su-cicegi-asisi.html Wed, 28 Nov 2018 05:46:32 +0000 Su çiçeği aşısı, içi sıvıyla dolu döküntülerle yaşanan ve bulaşıcı özelliği olan su çiçeği hastalığına karşı korunma sağlayan aşıdır. Bebeklik ve yetişkinlik dönemlerinde oldukça şiddetli geçiril Su çiçeği aşısı, içi sıvıyla dolu döküntülerle yaşanan ve bulaşıcı özelliği olan su çiçeği hastalığına karşı korunma sağlayan aşıdır. Bebeklik ve yetişkinlik dönemlerinde oldukça şiddetli geçirilen su çiçeği, deride izlere, beyin iltihabına, zatürreye neden olabilir. Aşının yapılaması hastalığa karşı %95 ve 100 oranında koruma sağlar. Öksürme, soluma, hapşırma ve ciltteki döküntülere temas etmekle, insandan insana bulaşan hastalığa, aşının meydana getirdiği antikorların yardımıyla bağışıklık sağlanır. Bir yaşından büyük çocuklara, daha önce bu hastalığı geçirmemişlerse tek doz olarak uygulanabilir. Aşının 4-6 yaş arasında tekrarı yapılabilir. Okul, kreş gibi yerlerde eğitim alacak çocuklar, hastalığı geçirmemişlerse mutlaka aşılanmalıdır.

Su çiçeği aşısı nasıl uygulanmalıdır

  • Aşı tek doz halinde, liyofize içeriğine sahip flakon ve çözücü ya da enjektör halinde sunulur. Aşı çözücü ve liyofize içerikli flakonun karıştırılarak, yavaşça çalkalanmasıyla hazırlanır. Karışım hazırlandıktan sonra, hemen uygulama yapılmalıdır.
  • Kolun üst kısmındaki, deltoid kasa uyan bölgeye uygulanmalıdır. Bunun için kol dirsekten içeriye doğru 45 derece bükülür. Enjektörde 45 derecelik eğimle tutularak, aşı cilt altına uygulanır.
  • Uygulanan aşı miktarı 0,5 ml dir.
  • Çocukluk çağındaki diğer aşılarla birlikte uygulanabilir. KKK ve su çiçeği aşısı aynı anda uygulanmadığında, 28 gün ara verilerek uygulanabilir.

Su Çiçeği AşısıSu çiçeği aşısı nasıl saklanmalıdır

  • Aşı dondurulmadan, 2-8 derecede saklanmalıdır.
  • Sağlık kurumları aşıyı buzdolabının orta raflarında saklamalıdır.
  • Aşı karışımı hazırlanmadan önce ışıktan sakınılmalıdır.

Su çiçeği aşısının yan etkileri ve dikkat edilmesi gerekenler nedir

  • Çocuğun başka bir hastalığı olması halinde uygulanmamalıdır. Özellikle bağışıklık sisteminin baskılandığı lenfoma, lösemi gibi hastalıklarda uygulanmamalıdır.
  • Daha önce uygulanmış olan dozunda, olumsuz bir reaksiyon olmuşsa ya da aynı bileşene sahip olan başka bir aşıya karşı olumsuz reaksiyon gelişmişse, tekrar yapılacak dozunda da aynı etkiler olacağından uygulanmaması gerekir.
  • Aşı sonrası bir ay gebelikten kaçınılmalıdır.
  • Salisilat kullanımı varsa uygulanmamalıdır. Aşı sonrasında da 6 hafta salisilat kullanılmaması gerekir.
  • Aşı öncesinde kan ya da kan ürünü alanlarda, önlem alınarak uygulanmalıdır.
  • Akut ya da orta şiddette bir hastalığı olanlarda, önlem alınarak uygulanabilir.

Su çiçeği aşısının faydaları nelerdir

  • Geçirilecek hastalık sonrasında yara izlerinin oluşmasını önler.
  • Hastalığın hayati tehlike yaratmasına engel olur.
  • Çocuğun hasta olarak okula devamsızlığını, dolayısıyla anne babanın işlerinden kalmasını önlemiş olur.
  • Hastalık sırasında kullanılacak semptomatik ilaçların maddi yükünü ortadan kaldırır.
  • Çocukla birlikte anne ve babanın huzursuzluğunu önler.
  • Yetişkinlik dönemlerinde geçirilecek zona hastalığına yakalanma riskini azaltır.
]]>
Kızamık Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/kizamik-asisi.html Thu, 29 Nov 2018 00:11:11 +0000 Kızamık aşısı nezle, ateş, öksürük şikayetleri ile ortaya çıkan ciltte döküntülere neden olan kızamık hastalığına karşı uygulanan bir aşıdır. Bu hastalık kulak iltihabı, zatürre nadir olsa da beyin ilti Kızamık aşısı nezle, ateş, öksürük şikayetleri ile ortaya çıkan ciltte döküntülere neden olan kızamık hastalığına karşı uygulanan bir aşıdır. Bu hastalık kulak iltihabı, zatürre nadir olsa da beyin iltihabı, hepatit, kalp ve böbrek iltihabı gibi ciddi hastalıklara neden olabileceğinden, koruyucu aşının uygulanması gerekir. Hastalık belirtilerden önceki iki gün ve döküntüden sonraki beş gün nefes yoluyla insanlara bulaşır.

Kızamık aşısının uygulaması nasıl olur

  • Aşı kızamıkçık, kızamık, kabakulak (KKK) aşısı olarak karma şekilde bir yaşındaki çocuklara uygulanmaktadır. Aşının en geç 15 aylık çocuklara uygulanması gerekir. İlkokul 1. sınıfa başlayan çocuklara 2. doz yapılarak, yaşam boyu bağışıklık kazanmaları sağlanır. Özel durumlar olması halinde iki doz arasında bir aylık süre olması gerekir. Aşının daha erken yapılmamasının nedeni, anneden bebeğe geçen antikorların bebeği o süre içerisinde koruyor olmasından kaynaklanır. 
  • Aşı sadece çocuklara değil, bu aşıyı olmamış olan yetişkinlere de yapılabilir.
  • Aşı hastalık etkinliği azaltılmış olan, canlı virüslerden oluşur.
  • Aşı cilt altındaki yağlı dokuya uygulanır.

Kızamık aşısının etkinliği nedir

Aşının yapılmasıyla bağışıklık sistemi verilen virüs sebebiyle, antikor denilen proteinleri üretir. Bu sayede aşı sonrasında virüsle karşılaşan kişi, hastalığa yakalanmaz. Aşı sonrasında çocukta döküntüler olsa da, bunların bulaşıcı özelliği bulunmamaktadır.

Kızamık aşısının yan etkileri nedir

  • Aşı sonrasında en sık görülen etkilerin başında ateş gelir.
  • Aşı bölgesinde kızarıklık ve kaşınmada sıkça görülen belirtiler arasındadır.
  • Az da olsa kızamığa benzer döküntüler ile lenf bezlerinde şişmeler meydana gelir.
  • Erişkin kadınlarda aşıdan sonra, eklem ağrıları görülür.
  • Aşı sonrasındaki 5-12 günde düşük bir olasılığı olsa da, ateşli havale görülebilir.
  • Aşıdan sonraki 2 ay içinde trombosit azalması yaşanabilir. Bu durum önceden trombositopenisi olanlarda daha çok görülür. Aşıyla ortaya çıkan trombositopeni genellikle geçicidir. Sadece kanamalara neden olabilir. Bunun yanında kızamık hastalığının da trombositopeni oluşturma riski yüksektir.   

Kızamık AşısıKızamık aşısı kimlere uygulanmamalıdır

  • Aşı sırasında yüksek ateşi olan kişilere uygulanmamalıdır.
  • Tüberküloz, zatürre gibi enfeksiyon hastalığı bulunanlara uygulanmamalıdır.
  • Lösemi, AIDS, lenfoma gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı bulunanlara uygulanmamalıdır.
  • Kişinin kanında trombosit eksikliği varsa uygulanmamalıdır.
  • Radyoterapi ve kemoterapi alanlara uygulanmamalıdır.
  • İmmunsüpresif ilaç ve kortizon alımı olan kişilere uygulanmamalıdır.
  • Yapılacak ilk doz sonrasında ciddi alerjik reaksiyon oluşan kişilere ikinci doz yapılmamalıdır.
  • Aşının içeriğinde bulunan jelatine ve neomisine alerjisi olan kişilere uygulanmamalıdır.
  • Hamile kadınlara uygulanmamalıdır. Aşı sonrasında dört hafta hamile kalınmamalıdır. Emziren kadınların aşı olmasında bir sakınca yoktur.
  • Yumurtaya karşı ciddi alerjisi olan kişilere uygulanmamalıdır. Hafif alerjisi olan kişilere uygulanmasında sakınca yoktur.
  • Daha önce kızamık hastalığını geçirmiş olan kişilere, aşı yapılmasının bir sakıncası yoktur.
]]>
Verem Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/verem-asisi.html Thu, 29 Nov 2018 12:46:59 +0000 Verem aşısı, dünyada yaygın olarak bulunan verem mikrobuna karşı korunma sağlayan bir aşıdır. Akciğer, kemik, böbrek veremi, menenjit, millier verem gibi veremlerde oldukça etkilidir. Bunun yanında cüzzam, mesane Verem aşısı, dünyada yaygın olarak bulunan verem mikrobuna karşı korunma sağlayan bir aşıdır. Akciğer, kemik, böbrek veremi, menenjit, millier verem gibi veremlerde oldukça etkilidir. Bunun yanında cüzzam, mesane kanseri, alerjik hastalıklar gibi rahatsızlıklarda da etkili olmaktadır. Aşı verem aşısı olarak bilinmesine rağmen, tıpta BCG aşısı olarak adlandırılır. 

Verem aşısının özellikleri nedir

Isı ve ışığa karşı dayanıksız olan BCG aşısı, cilt altına enjekte edilir. Aşı yapılan bölge alkollü pamukla silinmez. Enjektörle hava çekilmemesi gerekir. Bir yaşından küçük olan kişilere 0,05 cc, büyüklere 0,1 cc uygulama yapılır. Aşı lenfatik sistemle ve kanla patojen basilin yayılmasını önler. Koruyucu özelliği erişkinlerde %72,7, çocuklarda ise %85 oranında olduğu saptanmıştır. Aşı toz halinde kullanıldığından, bu şekilde oda sıcaklığında 30 gün, buzdolabında 2-8 derecede 2 yıl kadar etkisini korur. Kullanım aşamasında sulandırılarak, 6 saat içinde kullanılmalıdır. Aşının sulandırılması, kendi sulandırıcısı ile yapılmaktadır.

Verem Aşısı

Verem aşısının yan etkileri nedir

Bu aşının yan etkileri genellikle azdır. Aşı sonrasında görülen etkiler aşının dozu, aşı yapılan kişinin yaşı, aşılamanın yapıldığı yer ve aşı yapılan kişinin bağışıklık sistemiyle ilgilidir. Aşı yapılan kişilerde en sık lokal apseler ile boyun ve koltuk altı lenfadenopatiler görülür. Aşıdan 1-2 hafta sonra adenopatiler meydana gelebilir. Bunlar tedavi gerektirmeden iyileşebilir. Adenopatiler büyük olursa cerrahi olarak çıkarılır. Bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerin bu açıdan  izlenmesi gerekir.  

Verem aşısı ne zaman uygulanır

Aşı bebekler iki ayını doldurduktan sonra uygulanmaktadır. Bu dönemde bebekler 2 kg dan daha zayıfsa, kilosu tamamlanana kadar beklenmelidir. Aşıdan 25-30 gün sonra aşı yapılan yerde sertlik meydana gelir. Daha sonra bu sertlik yerini sivilceyi andıran bir kızartıya bırakır. Kabarıklık zamanla kabuk bağlayarak, ardında iz bırakıp kaybolur. Bu belli bir zaman alsa da, genellikle fazla şikayete neden olmaz. Bazı hallerde aşının tutmama ihtimali olduğundan, test yapılarak kontrol edilmelidir. Tutmayan aşılar yeniden yapılmalıdır. Bebekler 4 aylık oluncaya kadar aşı uygulanabilir. Bu zaman geçirildiğinde, PPD testi yapılarak bebekte tüberküloz mikrobu aranmalıdır. Vücudundan bu mikrop bulunmuyorsa, aşı uygulanabilir. 

Verem aşısı kimlere uygulanmamalıdır

  • 2 kg altında bulunan çocuklara uygulanmamalıdır.
  • Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanan kişilere uygulanmamalıdır.
  • İmmün yetmezliği olanlarda uygulanmamalıdır.
  • Hamilelere bu aşı yapılmamalıdır.

Verem aşısının etkinliği ne kadar sürer

Aşının 5 yıl kadar koruyucu özelliği bulunmaktadır. Bu sebeple çocuklarda tekrar aşılama ihmal edilmemelidir.

]]>
Grip Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/grip-asisi.html Thu, 29 Nov 2018 21:31:11 +0000 Grip aşısı, uygulanan insanlar gribe karşı %70 ile %90 arasında bağışıklık kazanır. Bu aşının özellikle çocuklar ve yaşlılar için uygulanması gereklidir. Çünkü çocuk ve yaşlılar bağışıklık sistemler Grip aşısı, uygulanan insanlar gribe karşı %70 ile %90 arasında bağışıklık kazanır. Bu aşının özellikle çocuklar ve yaşlılar için uygulanması gereklidir. Çünkü çocuk ve yaşlılar bağışıklık sistemlerinin zayıf olmasından dolayı kış aylarında bu hastalıktan oldukça fazla etkilenmektedir. Grip aşısının bağışıklık yapmaması halinde bile hastalığın oluşturduğu komplikasyonları hafiflettiği bilinmektedir. Özellikle yaşlıların kalp krizi, zatürre, felç gibi hastalıklardan korunmasına yardımcı olur. Aşı inaktif (ölü aşı) bir aşıdır. Her sene yeni virüslere karşı yeniden hazırlanmaktadır.

Grip aşısı neden her yıl tekrarlanır

Aşının her yıl tekrarlanması, yıl içerisinde gelişen virüslere karşı yeniden hazırlanmış olmasındandır. Grip hastalığına sebep olan virüs, çok hızlı değişim göstererek yapısını ve şeklini değiştirir. Her sene farklı bir şekilde karşımıza çıkar. Önceki yılda yapılmış olan aşılar, yeni virüse karşı etkisiz kalır. Bu yüzden her yıl geliştirilen aşıyı taze olarak uygulatmak gerekir.

Grip aşısı kimlere uygulanmalıdır

  • Hamile olan kişilere uygulanmalıdır. Hamileliğin 3. ayından itibaren aşılama yapılabilir. Emziren kadınlara aşı yapılmasının sakıncası bulunmamaktadır.
  • Virüse karşı korunmak isteyen kişilere uygulanabilir.
  • Yaşlı kişilerin aşılanması gerekir. Özellikle 50 yaş ve üzerindeki kişiler, mutlaka aşılanmalıdır.
  • Kronik hastalıkları bulunan kişiler aşılanmalıdır.
  • Sağlı sektöründe çalışan tüm sağlık personeli aşılanmayı ihmal etmemelidir.

Grip AşısıGrip aşısı kimlere uygulanmamalıdır

  • Bu aşıya karşı alerjik reaksiyon gösteren kişilere uygulanmamalıdır.
  • Yumurta alerjisi olan kişilere yapılmamalıdır.
  • Daha önce yapılmış olan grip aşısı sonrasında, 6 hafta içerisinde sinir sistemi rahatsızlığı olan Guillian Barre adındaki hastalığa yakalanmış olan kişilere aşı uygulanmamalıdır.
  • Kişilerin ateşli oldukları dönemlerde bu aşının uygulanmaması gerekir. Aşı iyileşme sonrasında yapılmalıdır.
  • 6 aylıktan daha küçük bebeklere uygulanmamalıdır.

Grip aşısı hakkında dikkat edilmesi gereken konular nedir

  • Aşı yaptırılacak olan 3 ve 9 yaş arasındaki çocuklara ilk kez aşı yapılıyorsa, aşı 2 doz olarak uygulanmalıdır. Bu yaşta bağışıklık sisteminin uyarılması geciktiğinden uygulama bu şekilde yapılmalıdır.
  • 65 yaşın üzerinde olan kişilerde aşı istenilen etkiyi göstermemektedir. Bu kişilerde bağışıklık sistemi geç cevap verdiğinden sonuç bu şekilde gelişmektedir. Fakat yine de aşılama ihmal edilmemelidir. Aşı gribin neden olduğu komplikasyonların etkisini azaltmaktadır.
  • Aşı yapıldıktan sonra 15-21 gün sonrasında korunma başlayacağından, bu süre zarfında hastalıktan korunmak için gerekli önlemleri almalısınız.
  • 3 yaş altında olan ve daha önce aşı yapılmamış çocuklara yarım doz olarak uygulanmalı, 4 hafta sonra 2. doz yapılmalıdır. Daha önce çocuklara aşılama yapıldıysa tek ve yarım doz olarak aşılanmalıdır.

Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır

Grip hastalığı her mevsim etkili olabilir. Çoğunlukla Ekim ve Mayıs ayları arasında görüldüğünden, aşılama Eylül ve Ekim aylarında yapılmalıdır. Kişiler grip hastalığına yakalanmadıkları takdirde, hastalığın görüldüğü dönemde aşılanabilir.

Grip aşısının yan etkileri nelerdir

Aşılar ölü olduğundan, hatalık yapma riski bulunmamaktadır. Kişilerde görülen etkiler aşı bölgesinde ağrı ve hassasiyettir. Aşı sonrasında 1-2 gün nezle belirtileri görülebilir. Bu etkiler 24-48 saat içerisinde kendiliğinde yok olur.

]]>
Kuduz Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/kuduz-asisi.html Fri, 30 Nov 2018 20:18:32 +0000 Kuduz aşısı, hasta olan bir hayvan tarafından ısırılma sonucunda, tükürüğün deri ya da mukozalara temas sonucunda bulaşmasıyla oluşacak beyin iltihabını önlemek amacıyla tatbik edilir. Hastalığın kuluçka sü Kuduz aşısı, hasta olan bir hayvan tarafından ısırılma sonucunda, tükürüğün deri ya da mukozalara temas sonucunda bulaşmasıyla oluşacak beyin iltihabını önlemek amacıyla tatbik edilir. Hastalığın kuluçka süresi ısırılan yerin beyne yakınlığı, ısırığın sinir uçları bakımından zengin olması, ısırığın şiddeti ve vücuttaki virüs miktarı ile alakalıdır. Bu belirtilerin olması halinde kuluçka süresi kısalmaktadır. Hastalık genellikle 20-60 gün arasında açığa çıkar. Gerekli tedavi yapılmazsa, hastalık ilerleme göstererek, kişiyi ölüme götürecektir.  

Kuduz aşısı ne zaman yapılmalıdır

Hastalık açısından riskli bir hayvan tarafından ısırılan kişi, öncelikle ısırık bölgesini sabun ya da deterjanlı suyla yıkamalıdır. Bu tedbir hastalığı %90 oranında azaltacaktır. Isırığın beyne yakın olması halinde en yakın sağlık kurumuna gidilmesi gerekir. Uzak bölgelerde virüsün yayılma süresi 0-72 saat arasında değişmektedir. Isıran hayvan mümkünse yakalanmalı ve 10 gün süreyle gözlem altına alınmalıdır. Bu sürede kuduz görülmezse, herhangi bir tehlike yoktur. Gözlem altına alınamayan hayvan ya da yapılan testlerin pozitif çıkması halinde tedaviye başlanmalıdır. Bunun için kişiye kuduz serumu verilmeli ve yaranın balımı yapılmalıdır. Ardından kuduz aşısı yapılmalıdır. Yapılan aşı bağışıklama gücü yüksek olan, uygulaması kolay olan ve nörolojik yan etkisi bulunmayan hücre kültürü aşısı kullanılmalıdır. Bu özelliklere sahip olan aşılar HDVC ve VERO aşılarıdır. İki aşının yan etkileri ve bağışıklama gücü  aynıdır. Bu aşılar bir arada kullanılabilir. Yani tedaviye biriyle başlayıp, diğeri ile devam etmenin sakıncası yoktur.

Kuduz Aşısı

Kuduz aşısı nasıl uygulanır

Aşı ısırılmanın olduğu gün başlanıp, 3. 7. 14. ve 28. günde tekrarlanarak, toplam 5 doz olarak yapılır. Uygulama intramuskuler yoldan ve kesinlikle deltoid adaleden uygulanmalıdır. Bebeklerde ise uyluk bölgesinin anterolateral bölümünden yapılmalıdır. Aşılama kurallara uyulduğu sürece %100 koruma sağlamaktadır. Aşıların düzenli yapılması ölümlerin önüne geçmektedir. Aşıdan sonra nadir olarak aşı bölgesinde ağrı, şişlik, kızarıklık ve ateş belirtileri görülür.

Kuduz aşısı bulaşma öncesinde yapılabilir mi

Kuduz açısından risk altında bulunan veterinerlere, laboratuvar personeline, kuduz bölümü çalışanlarına, kornea bölümünde görevli personele, kuduz mikrobunun bulunabileceği hayvanlarla temas halinde olanlara aşılama yapılabilir. Aşının uygulaması 0, 7, 28, günlerde 3 doz halinde olmaktadır. Bu şekilde bulaşma durumlarında kuduz serumu uygulanmamaktadır. Aşılanmış kişilere virüs bulaşırsa 0 ve 3. günde 2 doz aşı yapılması yeterli olacaktır.

]]>
Hpv Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/hpv-asisi.html Fri, 30 Nov 2018 21:39:31 +0000 HPV aşısı, rahim ağzı kanserinden korunmak için yapılmaktadır. Human Papiloma Virüs (HPV) cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında ilk sırayı almaktadır. Bunun yanında deri temasıyla da virüsün bulaşma özel HPV aşısı, rahim ağzı kanserinden korunmak için yapılmaktadır. Human Papiloma Virüs (HPV) cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında ilk sırayı almaktadır. Bunun yanında deri temasıyla da virüsün bulaşma özelliği bulunmaktadır. Virüs bulaşmasından sonra 6 haftada etkili olur ve yıllarca sessiz bir dönem geçirebilir. Bağışıklık sistemi sebebiyle baskılanabilir. Bu virüs kadınlarda rahim ağzı kanserine ve genital siğillere sebep olmakta, erkekler ise bu virüsü kadınlara bulaştırmaktadır. Aşı canlı virüs taşımaz ve 6 ay içinde 3 doz halinde uygulanır. Aşı hastalıklara sebep olan dört farklı virüse karşı korunma sağlar.

HPV aşısı ne zaman yapılmalıdır

Bu aşı en erken 9 yaşında olmak üzere, 12-26 yaş arası genç kızlara yapılmaktadır. Aşının bu yaşlarda yapılma nedeni cinsel ilişkinin başlamaması sebebiyle, HPV virüsüyle karşılaşmamış olmaktır. Bu koşullarda aşının koruyuculuğu daha fazla olmaktadır. Cinsel yaşamın başlamış olması durumunda, aşının koruyuculuğu azalmaktadır. Bunun nedeni bu kişilere HPV virüsü bulaşmış olmasıdır. Buna rağmen diğer üç virüse karşı koruma sağlayacaktır. Günümüzde 26 yaş sonrasında aşı için çalışmalar yapılsa da, daha uygulamaya geçmemiştir. Özellikle bu hastalıklar açısından riskleri yüksek olan kişilerin, aşıyı yaptırmaları önerilir. 

Hpv Aşısı

HPV aşısı erkeklere yapılabilir mi

Erkekler üzerinde anüs, penis kanseri ve siğiller açısından koruyuculuğu düşünülse de, uygulamaya geçmemiş bir durumdur. Uygulandığında kadınlar içinde korumayı arttıracak bir uygulama olacaktır. 

HPV aşısı hamile kadınlara yapılabilir mi

Hamile ve anne karnındaki bebekler üzerindeki etkileri bilinmediğinden, aşı gebe kadınlara önerilmemektedir. İlk dozdan sonra hamile olduğunu anlayanlar, gebelik sonrasında kalan aşılarına devam edebilir.

HPV aşısı ne kadar koruma sağlar

Aşı dört farklı virüse karşı koruma sağlar. Bu virüslerin neden olduğu vagina prekanseröz, vulva, serviks oluşumlarını ve genital siğilleri engeller. Bu virüslerden birine yakalanmış olan kişilerde korunma düzeyi daha düşük olmaktadır. Aşı bu hastalıkları tedavi etmez, sadece korunmaya yardımcı olur. Yapılan bilimsel çalışmalar aşının 5 yıl koruma sağladığını kanıtlamıştır. Rahim ağzı kanserlerine ve genital siğillere karşı tetkiklerin yine de yapılmasında fayda vardır. Az da olsa, aşının koruyuculuk etkisi bazı durumlarda azalmaktadır. Aşının üç doz olarak yapılması, koruyuculuğu açısından önemli bir unsurdur.

]]>
Hepatit A Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/hepatit-a-asisi.html Sat, 01 Dec 2018 18:34:24 +0000 Hepatit a aşısı, hepatit a virüsünün neden olduğu ciddi bir karaciğer hastalığını önlemek için yapılan aşıdır. Hepatit A ciltte ve gözlerde sarılığa, koyu renkte idrara neden olan, grip benzeri bir rahatsızl Hepatit a aşısı, hepatit a virüsünün neden olduğu ciddi bir karaciğer hastalığını önlemek için yapılan aşıdır. Hepatit A ciltte ve gözlerde sarılığa, koyu renkte idrara neden olan, grip benzeri bir rahatsızlıktır. Çocuklarda ishale ve şiddetli karın ağrılarına sebep olabilir. Yetişkinlerde daha ağır geçtiğinden, hastaneye yatma söz konusu olabilir. Yetişkinlerin bir ay gibi bir sürede, çalışamayacak kadar hasta olmasına neden olabilecek bir hastalıktır. Bazı hallerde ölüme kadar götürebilir. Hepatit a aşısı bu rahatsızlığı önleyebilir. Korunmanın uzun süreli olması isteniyorsa, 6 ay arayla iki doz aşı yapılmalıdır.

Hepatit a aşısı kimlere yapılmalıdır

  • 12 ve 23 ay arasındaki tüm çocuklara yapılmalıdır.
  • Güney ve Orta Amerika, Meksika, Karayipler, Afrika ülkeleri, Meksika, Japonya dışındaki Asya ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinde çalışan, yaşayan ya da bu ülkelere yolculuk eden 1 yaş üzerindeki kişiler aşılanmalıdır.
  • Erkeklerle cinsel münasebeti olan erkeklere yapılmalıdır.
  • Hastalığın çok görüldüğü bölgelerde yaşayan ve rutin olarak aşılanması önerilen 2-18 yaş arası kişilere yapılmalıdır.
  • Uyuşturucu müptelası olan kişilere yapılmalıdır.
  • Kronik karaciğer rahatsızlığı olan kişilere yapılmalıdır.
  • Pıhtılaşma konsantreleri kullanan kişilere yapılmalıdır.
  • Hepatit A salgınlarının olduğu toplumlarda yaşayan kişilere uygulanmalıdır.
  • Hepatit A temasına maruz kalan aşısız kişilere uygulanmalıdır.
  • 1 yaşın üzerinde olup, korunmak isteyen kişilere yapılmalıdır. 
Hepatit A Aşısı

Hepatit a aşısı ne zaman yapılmalıdır

  • Çocuklara ilk doz 12 ve 23. aylar arasında yapılmalıdır. 2 yaşına kadar aşılanmamış olanlar, daha sonra aşılanabilir.
  • Yetişkinler istediği zaman veya enfeksiyon riski taşıdıklarında aşılanabilir.
  • Yolculuk yapacak kişiler, en az 1 ay önce aşılanmaya başlamalıdır. 

Hepatit a aşısı hangi durumlarda yapılmamalı ya da beklenmelidir

  • Yapılan ilk dozdan sonra alerjik reaksiyon gelişmiş olan kişilerde, ikinci doz uygulanmamalıdır.
  • Aşının yapılacağı dönemde, başka hastalıkları bulunan kişilere uygulanmamalıdır.
  • Hamile olan kişilerin mutlaka doktor kontrolüne göre aşılanması gerekir.

Hepatit a aşısının riskleri nedir

Aşılarda ilaçlar gibi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Hepatit a aşısının yapılan yerde ağrı, baş ağrısı, iştahsızlık, yorgunluk gibi önemsiz sayılabilecek etkileri olduğu gibi, ciddi olan şiddetli alerjik reaksiyonları da görülebilir. Böyle bir durumda kişide davranış bozuklukları, yüksek ateş görülebilir. Bu durum aşının yapılmasından sonraki birkaç dakikada ya da bir kaç saatte ortaya çıkabilir. Ardından deride kabarıklık, halsizlik, solukluk, solunum sorunu, hızlı kalp atışı ve baş dönmesi gelişebilir. Bunlar gözlendiğinde derhal doktora gidilmelidir.

]]>
Menenjit Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/menenjit-asisi.html Sun, 02 Dec 2018 17:39:37 +0000 Menenjit aşısı, genellikle karma aşılarla birlikte uygulanan bir aşıdır. 2013 yılından itibaren ayrı olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu aşı karma aşılarla uygulanan aşıdan daha farklıdır. Karma aşıları y Menenjit aşısı, genellikle karma aşılarla birlikte uygulanan bir aşıdır. 2013 yılından itibaren ayrı olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu aşı karma aşılarla uygulanan aşıdan daha farklıdır. Karma aşıları yapılan çocuklar, mikrobik kaynaklı olan menenjite karşı korunur. Menenjitin başka bir çeşidi olan "Meningokok Menenjit" mikrobuna karşı korunma bu aşıyla sağlanamaz. Bu rahatsızlık ağır seyirli ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastaların yaklaşık olarak %20'sinde ölümle sonuçlanır. Genellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda ve 15-20 yaş arası gençlerde görülmektedir. Toplu yaşamın olduğu yerlerde daha yaygın olarak görülmektedir. Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişilerin mutlaka aşılanması gerekir. Normal insanların %5-10'u taşıyıcı olabilir. Bu kişiler hasta olmasa da, mikrobu başkalarına bulaştırabilir. 

Menenjit aşısı kimlere uygulanabilir

Bağışıklık sistemi gelişmemiş olan bebeklere uygulanması gereken bir aşıdır. 9-23 aylık olan bebeklere, 3 ayda bir 2 doz, 2-11 yaş arasındaki çocuklara ise 1 doz koruma için yeterli olacaktır. Aşının yetişkinlerdeki tekrar dozu üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıflamış olan yetişkinler, dalağı işlev görmeyen kişiler, HIV virüsü taşıyan kişiler özellikle aşılanmalıdır.   

Menenjit Aşısı

Menenjit aşısının yan etkileri nelerdir

  • Diğer aşılar gibi, aşının uygulandığı bölgede kızarıklık, hassasiyet meydana gelebilir. Kişide iştah kaybı ve halsizlik belirtileri olabilir. Karma aşılarla yan etkileri benzediğinden, aşıda olabilecek yan etkilerin artmaması için, karma aşılarla aynı dönemde yapılmaması yerinde olacaktır.
  • Menenjit aşısı hangi hallerde uygulanmamalıdır
  • Aşı yapılacak olan kişinin enjektörde olan latekse karşı alerjisi olması halinde uygulanmamalıdır.
  • Aşı yapılacak kişinin aşı içeriğinde olan maddelere karşı alerjisi olması halinde uygulanmamalıdır.
  • Aşı yapılacak kişinin ateşli bir hastalığı olması halinde ya da bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan bir hastalığının olması halinde uygulanmamalıdır.
  • Aşı yapılacak kişinin geçmişte, Guillain Barre sendromu adlı sinirsel bir hastalık geçirmişse bu durumda uygulama yapılmamalıdır.
]]>
Gebelikte Tetanoz Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/gebelikte-tetanoz-asisi.html Mon, 03 Dec 2018 02:37:30 +0000 Gebelikte tetanoz aşısı, yapılması gerekli olan aşılardandır. kızamıkçık, kabakulak, kızamık ve suçiçeği gibi aşıların içerisinde bulunan canlı mikroorganizmalardan dolayı uygulanmasında sakınca görülürken, t Gebelikte tetanoz aşısı, yapılması gerekli olan aşılardandır. kızamıkçık, kabakulak, kızamık ve suçiçeği gibi aşıların içerisinde bulunan canlı mikroorganizmalardan dolayı uygulanmasında sakınca görülürken, tetanoz aşısının uygulanmasında her hangi bir sakınca gözlenmemektedir. Nedeni ise tetanoz aşısının içerisinde canlı mikroorganizmaların yer almamasıdır. Tetanoz aşısı tam anlamıyla inaktif tetanoz ve difteri arseniklerinin pürifiye edilerek yapılmış bir toksid aşıdır. Daha önceler de hiç tetanoz aşısı uygulanmamış yahut aşının uygulanmasının üzerinden 10 yıl kadar bir zaman geçmiş ise her gebe kadına tetanoz aşısı yaptırmaları istenebilir.  

Tetanoz aşısı uygulanmış anne adayında meydana gelen antikorlar bebeğe de geçme olanağı sağlayacak ve minik bebek dünyaya geldiği o dönemde, oluşabilecek her hangi bir tetanoz hastalığına karşı savunma gösterecektir. Gebelik döneminde tetanoz aşısının yapılma amacı, bebeği yenidoğan tetanozuna karşı güvenli bir şekilde korumaktır.

Bebeğin doğum esnasında kordonunun yeteri derece de steril olmayan her hangi bir alet(bıçak vb) ile kesilmesi sonucunda bebekte tetanoz olasılığı boy gösterebilir. Özellikle bebeklerde görülme ihtimali çok fazla olan yenidoğan tetanozu, fazla oranda ölümcül vakalara hatta yaşam kaybına neden olabilmektedir. Bu durum önüne geçebilmek adına bu aşı çok fazla önem arz etmektedir. Doğum sürecinde eğer bebek tetanoza karşı korunmuş ise artık ilerleyen dönemlerde bebeğe üçlü aşı dediğimiz (difteri, boğmaca ve tetanoz) karışımı aşılar uygulanacaktır. Bağışıklılığın sağlamlaşması ve olabilecek problemlere karşı önlem alabilmek adına…

Gebelikte Tetanoz Aşısı

Tetanoz aşısı gebelikte kaç kez ve ne zaman yapılır

 Tetanoz aşısının gebelikte, yapılması için her hangi bir dönemin beklenmesine gerek yoktur. Fakat genelde doktorların önerisi 3. Ayın sonu şeklinde olmaktadır. Ancak anne adayı bu dönemini geçirmiş ise aşının uygulanması için her hangi bir dönemi beklemesine lüzum yok. Gebeliğinin her hangi bir haftasında anne adayı bebeğini ve kendini korumak amaçlı bu aşıyı yaptırabilir.

Pek çok hekimin, tetanoz aşısı hakkında almış olduğu ortak karar genelde ikinci trimester ve üçüncü trimester şeklindedir. Şayet anne adayının kaçırmış olduğu zamanı geri çevirmek gibi bir durumu olmayacağı için gebeliğin her hangi bir döneminde doktoruna durumu bildirmeli ve aşı talebinde bulunmalıdır. Gebelik döneminde kontrol amaçlı gidilen bir doktor imkânı var ise zaten anne adayına aşılar veya uygulanması gereken testler hakkında geniş çaplı bir liste sunumunda bulunacaktır.

Gebelikten önce tetanoz aşılarınızı tam anlamıyla yaptırmış iseniz ve son aldığınız aşnın üzerinde 10 yıldan az bir zaman geçmiş ise gebelikte tekrar aşı almanıza gerek yoktur. Zamanında uygulanmış bu aşınız size gebelik döneminizde de yeterli olacaktır.

Eğer gebelik döneminden önce yaptırdığınız aşının üzerinden 10 yıl kadar bir süre geçmiş ve tam anlamıyla da aşının ne zaman vurulup vurulmadığı hakkında bilginiz yoksa gebeliğinizn 5 . ve 6. aylarında toplam birer ay ara ile iki kere aşı yaptırmanız gereklidir.  Anne adayına uygulanılan ikinci aşının arkasından 6 ay kadar bekledikten sonra bir doz daha aşı alınması gerekir. Bir takım uygulamaların devamında aşılanma sürecinin tekrarı için bir doz daha eklenir ve bu dozun 1 yıl kadar sonra alınması lüzumlu görülür. Arkasından 1 yıl daha bekledikten sonra tekrar doz verilir ve gebelik dönemi ile başlayan tetanoz aşısı 5’e tamamlanmış olur.

Gebelik dönemi içerisinde anne adayına kirli bir metaryel batması ve bölgede kanama gerçekleştirmesi halinde, hastalık kapma faktörü göz önünde bulundurulur ve karşılaşılan bu riskli durumda aşı uygulaması ile birlikte tetanoz immunglobulin yapılır.

]]>
Aşı Nedir https://www.asitakvimi.gen.tr/asi-nedir.html Mon, 03 Dec 2018 21:35:48 +0000 Aşı nedir, hastalıklarla mücadele edebilmek için geliştirilmiş olan, daha çok önlem amaçlı kullanılan çözeltidir. İnsanlarda ve hayvanlarda hastalıkların önüne geçebilmek adına uygulanan aşı, enjektör yoluyl Aşı nedir, hastalıklarla mücadele edebilmek için geliştirilmiş olan, daha çok önlem amaçlı kullanılan çözeltidir. İnsanlarda ve hayvanlarda hastalıkların önüne geçebilmek adına uygulanan aşı, enjektör yoluyla vücuda aktarılır ve içeriği hastalığın virüsünden, salgısından ya da parçalarından oluşur. Bu nedenle aşıyı diğer bir deyişle panzehir olarak adlandırabiliriz. Yaş grubu fark etmeksizin rahatsızlıkları önlemek ya da giderebilmek için çocuklarda da, yetişkinlerde de kullanılabilir; çiçek hastalığı, çocuk felci, grip, difteri, kızamık, kuduz gibi birçok hastalığa karşı mücadele konusunda yardımcı olur. Aşı, doğru içerik kullanıldığı ve doğru uygulama yapıldığı sürece spesifik bir yan etkiye sahip değildir ancak standartlar dışında bir aşı uygulaması yapılırsa yararı olmayacağı gibi olumsuz sonuçlar da doğurabilir. 

Aşı, genel olarak iki farklı grupta incelenebilir:

Canlı Aşı: içeriğindeki organizmalar canlıdır ve bu şekilde vücuda aktarılır ancak tamamen zararsız hale getirilmişlerdir.

Ölü Aşı: Çözeltinin içindeki organizmalar ölüdür ancak vücuda giriş yapmalarıyla birlikte hastalığın önlenmesini sağlayan antikorların aktif hale gelmesine yardımcı olurlar.

Belirtilen aşı içerikleri hastalıklara karşı vücudun iki ayrı şekilde bağışıklık kazanmasını sağlar. Bunlardan ilki aktif bağışıklıktır ve vücudun antikor üreterek hastalıklara karşı direnmesini sağlar, etkisi yıllarca devam eder. Diğeri ise pasif bağışıklıktır ve hastalıklara karşı o hastalığın mikrobu vücuda enjekte edilerek direnç sağlanır ancak etkisi aktif bağışıklığa göre çok daha hızlı olmasına rağmen aynı oranda çok daha kısa sürelidir. 

Aşı Nedir
Yaygın olarak kullanılan bazı aşılar

Kuduz aşısı: Hayvanlar tarafından ısırılmış olanlarda hastalık oluşmaması için yapılır, türü canlı aşıdır. Pahalı bir aşı çeşididir ve herhangi bir yan etkisi yoktur.

Tetanos aşısı: Tetanos mikrobunun insanlarda oluşturabileceği hastalığa karşı yapılır, başka aşı türleriyle karma olarak uygulanabilir. Huzursuzluk, ateş yükselmesi gibi yan etkileri vardır. 

Kabakulak aşısı: Bu da karma olarak yapılabilen diğer bir aşı çeşididir. Hastalıktan koruma oranı oldukça yüksektir ve bu aşının da türü canlı aşıdır. 

Çocuk felci aşısı: Çocuk felci hastalığına neden olan virüsün etkisiz hale getirilmesiyle oluşturulan canlı türde bir aşıdır. Ağızdan damla şeklinde ve deri altına enjeksiyon yöntemiyle olmak üzere iki uygulanış yöntemi vardır. 

Kızamık aşısı: Bilinen en yaygın aşı çeşitlerinden biridir. Kolun üst kısmına uygulanır ve diğer birçok aşı türü gibi bu da canlı aşıdır. 

Aşıların genel olarak herkeste görülebilen bazı yan etkileri vardır. Bunlar: Deride uygulandığı alanda kızarıklık, kaşıntı, tansiyonda ani değişimler, aşırı heyecan, mide bulantısı, baş dönmesi gibi fakat bu yan etkilerin çoğu uygulanan içerikten ve uygulama yönteminden çok kişinin aşıdan korkmasıyla ilgili bir durumdur. Ne yazık ki toplumda özellikle çocuklarda aşıların genel uygulanış biçimi olan enjeksiyon yöntemine karşı yaygın ve yoğun bir korku mevcuttur. Bu da aşı öncesi ve esnasında olumsuz durumların oluşmasına sebep olabilmektedir. Aşılar, doğru içerik ve doğru yöntemle, dünya standartlarına uygun bir şekilde yapıldığı sürece hiçbir yan etkiye sahip değildir. Bu yüzden toplumda oluşmuş olan mevcut ön yargıyı yıkabilmek için uzmanların her zaman bu konuda dikkatli olmaları, yanlış anlaşılmaları düzeltmeleri gerekmektedir. 
]]>
Rotavirüs Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/rotavirus-asisi.html Tue, 04 Dec 2018 18:17:58 +0000 Rota virüs aşısı, çocuklarda ishal nedeni olan rota virüs enfeksiyonlarından korunmak için geliştirilmiştir. Gelişmiş ülkelerin de için de bulunduğu istatistiklerde her yıl 453.000 çocuk ishal enfeksiyonlarına bağlı olar
Rota virüs aşısı, çocuklarda ishal nedeni olan rota virüs enfeksiyonlarından korunmak için geliştirilmiştir. Gelişmiş ülkelerin de için de bulunduğu istatistiklerde her yıl 453.000 çocuk ishal enfeksiyonlarına bağlı olarak ölmekte ve 2 milyon çocuk ise hastanelerde yatırılmaktadır. Rota virüs çok hızlı yayılabilen dirençli ve su kalitesini bozan bir virüstür. Dünyadaki her çocuk bu enfeksiyon riskini taşımaktadır. Rotarix ve RotaTEKQ adı verilen iki tane rota virüs aşısı vardır.

Etkili olduğu iddia edilen rota virüs aşısı Hindistan da FAZ3 araştırma seviyesine kadar gelmiştir. 2009 yılında Dünya Sağlık Örgütü ulusal bağışıklama programlarına rota virüs aşısının alınmasını önermiştir. Bir çok yetişmiş ülke bu öneriye uyarak rutin bağışıklama programlarında rota virüs aşısına yer vermişlerdir. İlk rota virüs aşısı 1998 yılında ABD de lisans almıştır. ABD, Finlandiya ve Venezuella da yapılan araştırmalar rota virüs aşısının %80-100 oranında rota virüs A ya bağlı ishalleri engellediğini göstermişlerdir. Ayrıca bu araştırmalarda ciddi bir yan etkiye rastlanmamıştır.
Rotavirüs Aşısı
Rotarix insandan elde edilmiş canlı bir aşıdır ve ishal nedeni olan rota virüs G1, G3, G4 ve G9 a karşı etkilidir. Çocuklarda iki doz serisi halinde uygulanır.

RotaTEKQ 5 farklı rota virüs tipi içerir ve oral(ağız) kullanılır. Ağızdan kullanımı nedeniyle sosyo ekonomik durumu düşük olan bölgelerde ki bağışıklama programlarında kullanımı daha etkilidir. Rota virüs aşısı yapıldıktan sonra üst solunum yolu enfeksiyonları benzeri belirtiler, hafif ishaller 38 dereceyi geçmeyen ateş gibi yan etkiler nadiren de olsa görülebilir. Özellikle kırsal alanda yaşayan temiz su kaynaklarına uzak ve ishal salgınlarının çokça görüldüğü bölgelerde çocuklar ve yeni doğanlar aşılanmalıdır.

]]>
Aşıların Yan Etkileri https://www.asitakvimi.gen.tr/asilarin-yan-etkileri.html Wed, 05 Dec 2018 04:14:10 +0000 Aşıların yan etkileri, çeşitli reaksiyonlardan dolayı aşının içeriğine ve ya uygulanışına bağlı olarak da  belirebilen kontrendikasyonlardır. İnsanlık tarihi boyunca hastalıklarla mücadele konusunda keşfedilebilmiş Aşıların yan etkileri, çeşitli reaksiyonlardan dolayı aşının içeriğine ve ya uygulanışına bağlı olarak da  belirebilen kontrendikasyonlardır. İnsanlık tarihi boyunca hastalıklarla mücadele konusunda keşfedilebilmiş en etkili tedavi yöntemlerden biri olan aşı istisnai olarak yan etki gibi olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Günümüzde çocuk felcinden, çiçek hastalığına, difteriden, kızamığa bir çok hastalığın önlenmesi ve tedavisi aşamalarında aşılardan yararlanılmaktadır fakat bazı durumlarda vücut aşıya karşı negatif reaksiyonlar verebilmekte, istenmeyen sonuçların oluşmasına neden olabilmektedir. Bunun sebebi daha çok aşının yanlış bir tedavi yöntemi olmasından değil, kişinin alerjik rahatsızlıklarından, uygun olmayan aşı içeriği kullanılmasından ve ya bilinçsiz aşı uygulamalarından kaynaklanır. 

Aşılar, dikkatli, titiz ve uzun süreli araştırmalar sonucunda geliştirilen, üretiminden, taşınmasına ve uygulanışına kadar belirli standartları olan önemli araçlar, panzehirlerdir. Bu standartlara uyulmadığı takdirde kişilerde yarardan çok zarara sebep olabilir. Bu yüzden her zaman uluslar arası standartlara uygun aşı içerikleri kullanılmalı ve belirtilen direktiflere uygun şekilde aşı yapılmalıdır. Aşı konusunda diğer dikkat edilmesi gereken bir husus da dozudur. Her zaman optimum seviyede uygulama yapılmalı, doz aşımı söz konusu olmamalıdır. 

Aşıların Yan Etkileri

Aşının nispeten önemsiz sayılabilecek ve hemen hemen herkeste görülebilen etkileri; aşılanan bölgede hafif kanama, şişkinlik, sancı ve kızarıklık olarak sıralanabilir. Daha ciddi problemlere yol açmaması için dikkat edilmesi gerekenler ise; kullanılan iğnenin hijyenik ve tek seferlik olması, aşı içeriğinin amaca uygunluğu ve tarihinin geçmemiş olması, aşı içeriğinin saklanma koşulları gibi önemli detaylardır. Diğer yandan belirli hastalıklara karşı geliştirilen aşılar o hastalıkların toplumda azalmasına sebep olurken, aşının yaygınlaşmasından kaynaklı görülen kontrendikasyonlar arttığı için aşıların sağladığı yararlar göz ardı edilerek aşılar sakıncalı bulunabilmekte hatta aşıların yasaklatılması istenebilmektedir. Özet olarak yapılacak olan aşının amaca uygunluğu, gerekliliği, güvenilirliği her zaman sorgulanmalı olumsuz sonuçlar doğurabilecek uygulamalardan uzak durulmalıdır. 

Aşılar tek seferlik olabilir ve ya duruma göre periyodik olarak tekrarlanabilirler. Bu noktada önemli bir detay ise toplumda yaygın bir şekilde var olan aşı korkusudur. Özellikle enjeksiyon yöntemine karşı geliştirilmiş olan bu korku bilhassa çocuklarda aşı yapmayı oldukça güç hale getirmektedir. Öyle ki aşı işleminin öncesinde kişilerde aşırı heyecan, mide bulantısı, baş ağrısı, tansiyon gibi rahatsızlıklar belirebilmektedir. Bu sebeple uzmanların her daim aşının zararlı bir uygulama olmadığını, sağlıklı bir yaşam için gerekliliğini vurgulamaları ve toplum üzerinde oluşmuş olan bu ön yargıyı gidermeye çalışmaları ve aşıya karşı güveni sağlamaları gerekebilir. 
]]>
Aşıların Özellikleri https://www.asitakvimi.gen.tr/asilarin-ozellikleri.html Wed, 05 Dec 2018 05:19:29 +0000 Aşıların özellikleri, günlük hayatta ölümcül hastalıkları bile önleyen virüs, bakteri gibi enfeksiyon etkenlerine karşı panzehir olarak kullanılır aşılar. Aşılar; hastalık etken parçaları, çeşitli zehirli Aşıların özellikleri, günlük hayatta ölümcül hastalıkları bile önleyen virüs, bakteri gibi enfeksiyon etkenlerine karşı panzehir olarak kullanılır aşılar. Aşılar; hastalık etken parçaları, çeşitli zehirli maddeler ve zayıflatılmış hastalık virüslerinden oluşur. Vücut aşıyı aldığı zaman antikor üreterek bağışıklık sistemini oluşur. Aşı ile birlikte oluşan antikorlar karşısına gelen maddelere karşı savaş açar ve vücut hastalıklara karşı hazırlıklı hale gelir.

Canlı virüsler, suni ya da doğal tarzda attenüasyonların sonunda elde edilen aşılara canlı aşılar (attenüe) denir. Çiçek aşısının inek hastalığının etkeni gibi zararsız mikroorganizmalarda kullanılan aşı canlı aşılardır. Kolera ve  boğmaca hastalıklarında kullanılan aşılar ise ölü mikropların kullandığı aşılardır. Hastalık yapıcı nitelikleri yok eden aşılar ise mikropların ürettiği zehirleri içeren aşılardır.

Aşı Çeşitleri

Difteri Aşısı: Günümüzde pek fazla görülmeyen bir hastalık olsa ölümcül olabilecek bir hastalıktır. On senede bir uygulanan bu aşı tetanos ve boğmaca ile birlikte uygulanır. Şeker hastalarında, kötü huylu tümör gibi ağırlık kronik hastalıklarda difteri aşısı uygulanmaması gerekmektedir.

Çocuk Felci Aşısı: Çocuk felci hastalığına sebep olan virüsü etkisiz hale getiren canlı türde bir aşıdır. Deri altına enjeksiyon yöntemiyle ya da ağızdan damla şeklinde iki uygulama yöntemi vardır.

Kuduz Aşısı: Hayvanlar tarafından ısırılmış kişilere hastalık oluşmaması için yapılan canlı aşıdır. Herhangi bir yan etkisi yoktur ve pahalı bir aşı çeşididir.

Kızamık Aşısı: Kızamık çocukluk hastalığı olarak bilinir ve çok tehlikeli boyutlarda nadir görülür. Bronşite, zatürreye, kulak enfeksiyonuna neden olabilir.  Kabakulak ve kızamıkçık aşılarıyla karma şeklinde uygulanır. Aşı uygulandıktan sonra genellikle 5-6 gün kadar kızamık döküntüleri görülür.

Kabakulak Aşısı: Tükürük bezlerini etkileyen kabakulak hastalığı çocuklarda görülür ve diğer organlarda da enfeksiyona neden olur. Genellikle 10 yıl bağışıklık sağlar. Kabakulak aşısı yumurta alerjisi olan kişilere uygulanmamalıdır.

Aşıların ÖzellikleriKızamıkçık Aşısı: Çocukluk döneminde en hafif geçen enfeksiyon hastalığı olan kızamıkçık gebelik döneminde geçirilen hastalık en büyük tehlikesidir. Nadir olarak birkaç ay sürer ve aşının yan etkileri de hastalık gibi hafif geçmektedir. Yetişkin kadınlarda nadir olarak 2-3 gün eklem ağrıları olabilir.

Tetanos Aşısı: Toprakta yaşayan Clostridium tetani, derideki çizik ya da yara sayesinde vücuda girer ve 8-16 gün kuluçka dönemi sonrası tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilir. Devlet tarafından tetanos aşısı uygulanması zorunlu hale getirilmiştir ve bağışıklık yapıcı etkisi 5 yıldır. Her beş yılda bir uygulanması gerekir. Çöpçüler, toprak yol yapımı, maden, askerlik, çobanlar ve sporcular tetanos hastalığına en sık yakalanan mesleklerdir.

Boğmaca Aşısı: En kolay bulaşan enfeksiyon hastalığıdır ve havale nöbetlerine, zatürreye, beyin işlevinde bozukluklara yol açabilir. Hastalık çocuklarda görüldüğünde belirtileri daha ağır olur. Difteri ve tetanos aşısıyla birlikte uygulanır.

Verem Aşısı: Verem aşısı dünyada yaygın şekilde görülürken Türkiye'de de görülme sıklığı artmaktadır. Ağız yoluyla verilen verem aşısı yeterli antikor üretemezse aşı, deri içine verilerek uygulanır. Verem aşısı iğneyi deriye birkaç kez batırarak ya da deriyi çizerek uygulanır. Kolun dış yüzeyine uygulanan aşı derinin içine uygulanmalıdır. Aşının tam koruması yoktur fakat hastalığın vücuda yayılmasını engeller.

Hepatit Aşısı: Virüs kökenli olan hepatit hastalığı tüm dünyada önemli sağlık sorunudur. Hepatit A, B, C, D, E çeşitleri vardır. Bağışıklık en az 4-5 sene sürer ve bu süreçte]]> Aşı Rapeli https://www.asitakvimi.gen.tr/asi-rapeli.html Wed, 05 Dec 2018 22:20:30 +0000 Aşı rapeli, çocukluk çağında uygulanan aşıların belli bir zamandan sonra yeniden yapılmasına denir. Daha önce yapılan aşının yeniden uygulanması, yani aşı rapeli, çocukların bağışıklık sistemini yeniden hareke Aşı rapeli, çocukluk çağında uygulanan aşıların belli bir zamandan sonra yeniden yapılmasına denir. Daha önce yapılan aşının yeniden uygulanması, yani aşı rapeli, çocukların bağışıklık sistemini yeniden harekete geçirmek için yapılır. Aşı rapelinin tıp sözlüğündeki anlamı, tekrar yapılan güçlendirici aşı,ek aşıdır. Ana aşılardan bir süre sonra yapılan, antikor yapımını arttırıcı ve güçlendirici aşı demektir. Aşı rapeli bir anlamda aşının tutması için yinelenmesidir. Yani bir çeşit pekiştirme işlemidir. Aşı rapeli uygulaması özellikle difteri ve tetanoz gibi toksoid içeren veya pnömokok polisakkarit aşıları gibi polisakkarit içeren aşılarda yapılmalıdır. Bu tür aşılarda aşı yapılırken vücuda, bakteriye ait sadece bir toksin veya polisakkarin verilir. Bu durumda bağışıklık sisteminin bakterilere karşı ömür boyu süren antikor etkisi devam etmez.


Aşı, vücuda önceden belli maddeler, yani ölü mikrop, canlı mikrop veya mikrop antijenleri gibi  maddeleri vücuda vererek, kişinin belli hastalıklara karşı dayanıklılığını arttırır. Aşı, birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için, hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyiktir. Mikropların vücuda girip çoğalmasına "enfeksiyon" denir. Vücuda karşı reaksiyon uyandıran, vücuda yabancı olan maddelere "antijen" denir. Vücuttaki bu yabancı maddelere karşı çıkan savunma maddelerine ise "antikor" denir. Bakterilerin vücuda saldığı zararlı maddelere, yani bakteri zehirlerine "toksin" denir. Toksinlerin zararsız hale getirilmesiyle, vücuttaki bakterilerin toksinlerine karşı aşılar yapılmıştır. Bu aşıların en önemlileri tetanoz ve difteri aşılarıdır. Birçok enfeksiyon hastalığında, hastalığı atlattıktan sonra kişinin vücudunda bu hastalığa karşı bir dayanıklılık durumu yani bağışıklık durumu ortaya çıkar.

Bu bağışıklık kazandırma işlemi, insan vücuduna zararsız hale getirilmiş bir şekilde veya etkisizleştirilmiş antijenleri uygun bir şekilde vücuda vererek yapılır. İki tür bağışıklık vardır; aktif bağışıklık ve pasif bağışıklık. Aktif bağışıklıkta vücuda antijen verilir ve vücudun kendisi bu antijenlere karşı antikorlarını hazırlayarak savunmasını yapar. Pasif bağışıklıkta ise, başka bir organizmada, o mikroba karşı oluşan antikorlar verilir. Bu antikorların etkisi çok çabuk bir şekilde başlar fakat etkisi ancak birkaç hafta kadar kısa bir zamanda geçer. Aktif bağışıklıkta bağışıklığın süresi daha fazladır. Yani yıllarca devam eder. Başarılı bir bağışıklık sisteminin kazandırılması, bakterilerin toksinlerine ve virüslere karşı mücadele ile olur. Difteri, tetanoz gibi bazı hastalıkların belirtisi bakteriler değil bunların salgılamış olduğu ekzotoksinlerdir. Bu tür hastalıklarda vücut savunmasını bakteriye karşı değil, toksinlere karşı yapar.Aşı Rapeli

Yaygın olarak kullanılan aşılar vardır: Difteri aşısı, boğmaca aşısı, tetanoz, çocuk felci aşısı, kızamık, kızamıkçık aşısı, kabakulak aşısı, BCG aşısı. Bunların dışında bir de özel olarak yaptırılan aşılar vardır. Kuduz aşısı, hepatit-B aşısı, canlı çiçek aşısı. Her aşının en uygun zamanda yapılması gerekir. Zamanından önce yapılırsa etkili olmayabilir. Aşılama da yaş faktörü de önemlidir. Çünkü difteri ve boğmaca gibi aşıların etkisi yaşa göre fazla olabilir. Bu yüzden 6 yaşından küçüklere boğmaca aşısı yapılmamalıdır. Bazı aşılarda yeterli bağışıklık sağlamak ve bağışıklık etkisinin devam etmesi için, aşı rapeli belirli aralıklarda yapılması gerekir. Rapellerin yapılmasında herhangi bir gecikme meydana gelirse yeniden aşılamaya başlanmasına ve fazladan bir doz aşı yapılmasına gerek yoktur. Ateşli hastalıklarda aşı yapılmamalıdır. Ateş kontrol altına alındıktan sonra yapılmalıdır. 
]]>
Tetanoz Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/tetanoz-asisi.html Thu, 06 Dec 2018 17:53:22 +0000 Tetanoz aşısı, tetanoz hastalığından korunmak için uygulanmalıdır. Çocukluk çağlarında Sağlık Bakanlığı tarafından tam bir etki sağlaması için, beş doz olarak uygulanmaktadır. DBT (difteri, boğmaca, tetan Tetanoz aşısı, tetanoz hastalığından korunmak için uygulanmalıdır. Çocukluk çağlarında Sağlık Bakanlığı tarafından tam bir etki sağlaması için, beş doz olarak uygulanmaktadır. DBT (difteri, boğmaca, tetanoz) aşısı halk arasında karma aşı olarak bilinir. 2.3. ve 4. aylarda ilk üç doz, 16. ve 24. aylarda dördüncü doz, ilköğretim 1. sınıfta beşinci doz yapılarak, uzun süreli koruma sağlanır. Yeni doğan tetanozlarının önlenmesi açısından, hamilelere iki doz aşı yapılmalıdır. Yaralanma durumunda doktor tarafından kişinin aşı durumu değerlendirilmelidir. Aşıları tam olarak yapılmış olan kişilere, yarası kirli olması durumunda aşıların üzerinden 5 yıl geçmişse, yarasının temiz olması durumunda aşılarının üzerinden 10 geçmişse tekrar aşılama yapılır. Kirli olan yaralara tetanoz immün globülini de yapılması fayda sağlayacaktır. Çocukluk yıllarında yapılan aşı üç hastalığa karşı yüksek oranda koruma sağlamaktadır. Ölü difteri, tetanoz ve boğmaca mikrobunu içeren aşı, boğmaca mikrobunun yan etkilerinden dolayı son zamanlarda boğmaca toksinlerinden oluşan DaBT şeklinde uygulanmaktadır. Bu aşı diğerinden daha fazla etkili olmasa da, yan etkileri daha az olacaktır.

Tetanoz aşısı ne kadar koruma sağlar

Hastalığın geçirilmiş olması bağışıklık sağlamayacaktır. Hastalığa karşı çocukluk yıllarında üç doz aşı uygulanması tam korunmayı sağlayacaktır. Tetanoz mikrobu canlı olarak uygulanmadığı için, on yıl sonra bağışıklık azalacaktır. Her on yılda bir tekrarlanacak aşı sayesinde %100 korunma sağlanacaktır. Çocukluk yıllarından sonra tekrarlanacak aşı sadece dT tetanoz aşısı olarak uygulanmaktadır. Salgıladığı zehir sayesinde vücudu etkisi altına alan tetanoz mikrobu felç ve kasılmalara neden olarak, solunumu felç eder. Hasta solunum yetmezliğinden hayatını kaybeder. Bu sebeple aşılanmayı ihmal etmemeliyiz.

Tetanoz AşısıTetanoz aşısının yan etkileri nelerdir

Aşının en sık rastlanan yan etkisi aşının yapıldığı yerde kızarıklık, hassasiyet, ağrı ve şişliktir. Yapılacak 4. ve 5. dozlardan sonra daha fazla görülen bu etkiler, iki gün içerisinde ortaya çıkar. Bazı durumlarda aşının yapıldığı bacak veya kolun tamamen şiştiği de görülür. Yaklaşık olarak dört gün devam eden etkiler, kendiliğinden düzelmektedir. Bazı durumlarda ateş, iştahsızlık ve halsizlik belirtileri de görülebilir. Aşılanmadan sonra görülen nedensiz ağlamalar, bazı ateşli durumlarda kasılmalar izlenebilir. Ateşin yol açtığı kasılma nöbetlerini önlemek için, ateş düşürücüler verilmesi gerekir.

Tetanoz aşısının uygulanmaması gereken durumlar nelerdir

  • İlk doz aşının ardından gelişen alerjik reaksiyonlardan sonra aşılara devam edilmemelidir.
  • Bir doz aşıdan sonra, çocukta beynin etkilenmesi sebebiyle koma hali gelişirse aşılara devam edilmemelidir.
  • Bir doz aşıdan sonraki 48 saat içerisinde ateşi 40,5 derecenin üzerine çıkan çocuklarda aşılar yapılmamalıdır.
  • Bir doz aşıdan sonra 48 saat içerisinde gelişen şok durumu varsa, aşılar yapılmamalıdır.
  • Bir doz uygulamasından sonra kesintisiz olarak üç saat ağlayan çocuklara aşıların devamı yapılmamalıdır.
  • Ağır ateşli hastalıklar geçiren çocuklarda aşı uygulanmamalıdır. Aşılar sadece sağlıklı iken uygulanmalıdır.
  • 6 yaşın üzerindeki çocuklara ve yetişkinlere sadece dT tetanoz aşısı yapılmalıdır.

Tetanoz aşısının gebelikte uygulanması nasıl olur

 Hamile bayanların gebeliğinin 20. haftasından itibaren iki doz aşı uygulanmalıdır. Yeni doğan bebeklerde tetanoz olma riski oldukça yüksektir. Emme güçlüğü çekmeleriyle ortaya çıkan bu durum 3-28 gün arasında kendini gösterir. Doğumun steril olmayan ortamlarda yapılması, göbek kordonunun kesilmesi sırasında hijyenin sağlanamaması ve anne adayının aşısız olması durumunda risk teşkil edecek olan, yeni doğan tetanozunu ortadan kaldırmak, sadece aşılanmaya dikkat ederek sağlanacaktır. Aşılanan annelerin]]> Çocuk Felci Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/cocuk-felci-asisi.html Fri, 07 Dec 2018 12:08:48 +0000 Çocuk Felci Aşısı, Çocuk felci hastalığının nedeni, polio virüsü olan bir mikroptur. Çocuk felci etkeni sinsi ilerleyen ve bulaşan bir tür hastalıktır. Çocuk felci genelde 1 ila 4 yaş arası çocuklarda görü Çocuk Felci Aşısı, Çocuk felci hastalığının nedeni, polio virüsü olan bir mikroptur. Çocuk felci etkeni sinsi ilerleyen ve bulaşan bir tür hastalıktır. Çocuk felci genelde 1 ila 4 yaş arası çocuklarda görülür. Bir yaşından büyük yaş grubundan olan çocuklar ve yetişkinler üzerinde bu mikrobu aldıklarında çocuk felcine sebep olan virüs, insan dışkısından ve boğaz salgısından kaynaklanır. Daha sonra boğazda ve bağırsaklarda çoğalır ve vücudun diğer bölgelerine yayılır. Yani dışkı ile temasa geçen su ve besinlerin tüketilmesi, karasineklerin dışkıdan mikrobu alıp taşıması, çevre koşullarının kötü olduğu yerlerde havaya yayılan mikrobun solunması ile hastalık bulaşır. Çocuk felcine neden olan bu virüs, vücuda girdikten sonra omuriliğe yerleşir ve orada kasların hareketlerini sağlayan sinir hücrelerini hasara uğratır. Bu hasarla birlikte sinir hücreleri yeni hücreleri alamadığından dolayı kaslar da artık çalışamaz duruma gelir ve o organ felç olur. Bu hastalığın başlangıç belirtileri ateş, baş ağrısı, halsizlik, boyunda sertlik, kusma ve kas ağrılarıdır. Eğer felç durumu ortaya çıkmış ise, deride gerilmeler görülür. Felçli bölgede kan dolaşımı zayıf olacağından deri kuru ve soğuk olur, aynı zamanda deri kırmızıya benzer mor bir renk alır. Çocuk felci tedavisi mümkün olmadığından bu hastalığın ortadan kaldırılması için aşılanarak korunmak çok önemlidir.

Çocuk Felci AşısıÇocuk Felci Aşısı Neden Gereklidir Genelde yaz ve sonbahar aylarında küçük yerel salgınlar halinde ortaya çıkan hastalık virüsü, 40 C'i bulan yüksek ateş ve sırt ağrılarıdır. Genelde 4-5 gün sonra bu felç yerleşir. Çocuk felcine küçükler yakalanacağı gibi büyüklerde yakalanabilir. Hastalığın başlangıcında olan hastayı diğer kişilerden ayırmak ve yatırmak gerekir. Çocuk felcinden korunmak için iki tip polio aşısı vardır. Felç yapan virüse karşı, bağışıklık sağlamak amacıyla kas içine uygulanan veya ağız içerisine damlatılan aşıya çocuk felci aşısı ismi verilir. Buda okul çağı çocuklarında ağızdan uygulanan canlı virüs aşısı önerilebilmekle beraber, artık tüm bebeklerde çocuk felci aşısını kas içerisine uygulandığı beşli karma aşı içerisinde almaktadırlar. Çünkü bebeklerin ağız içine damlatılan aşısı, çocuk felci aşısı değil, rotavirüs aşısıdır. Çocuk felci aşısının hiçbir tehlikesi yoktur.

Çocuk Felci Aşı Programı; Şimdilerde çocuk felci hastalığına karşı uygulanan iki farklı aşısı, inaktive çocuk felci aşısı "enjeksiyon şeklinde uygulanır" ve oral çocuk felci aşısı "ağızdan damla şeklinde verilir" inaktive çocuk felci aşısı ölü aşıdır. Son derece güvenli ve etkin olması en önemli özelliğidir. Bebeklerde yaşamın ikinci ayından itibaren 1-2 ay arayla toplam 3 doz enjeksiyon şeklinde uygulanır. Bebek 18 aylık olduğunda bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır. ABD'deki CDC "Hastalık kontrol merkezleri" son derece sınırlı koşullar dışında yalnızca IPV önermektedir. Çocuklarda IPV, belirtilen yaşlarda olmak üzere 4 defa doz verilmektedir. Çocukların yaş aralığı; Çocuk 2 aylıkken 1 doz, çocuk 4 aylıkken 1 doz, çocuk 6-18 aylıkken 1 doz, çocuk 4-6 yaşındayken 1 doz uygulanmaktadır. Aşıların yararlı olabilmesi için mutlaka belirli doz ve zaman aralıklarıyla yapılması gerekir.

"Ancak önlemler ve yapılması gerekenler ile belki de çocuğunuzun kaderi sayenizde değişecek."

]]>
KKK Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/kkk-asisi.html Fri, 07 Dec 2018 12:28:59 +0000 KKK aşısı, açılım olarak kızamık, kabakulak ve kızamıkçık demektir. Genellikle bu aşı çocuklarda uygulanmaktadır. Bu aşıların üçü de hemen hemen tüm çocuklarda ömür boyu devam eden bağışlıklık sağlamaktadı KKK aşısı, açılım olarak kızamık, kabakulak ve kızamıkçık demektir. Genellikle bu aşı çocuklarda uygulanmaktadır. Bu aşıların üçü de hemen hemen tüm çocuklarda ömür boyu devam eden bağışlıklık sağlamaktadır. KKK aşısı, çocuklara iki doz olarak verilmelidir. Birinci doz 12-15 aylıkken, ikinci doz ise 4-6 yaş arasında uygulanmalıdır. KKK aşısı, ayrı ayrı da yapılabilir. Ama bu yöntem, 3 defa aşı yapılmasını gerektireceği için tercih edilmemektedir. Ayrıca KKK aşısı, hayati tehlike yaratan alerjik reaksiyon geçirmiş kişilere, orta veya ağır derecede hasta kişilere ve hamile kadınlara yapılmamalıdır. 

KKK Aşısı Yan Etkileri 
  • Ateş ve hafif döküntü 
  • Boyun ve yanaklarda şişen bezeler 
  • Havale geçirimi 
  • Geçici eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığı 
  • Alerjik durumlar 
  • Sağırlık 
  • Kalıcı beyin hasarı 
Son yıllarda gelişmiş ülkelerde KKK aşısı, suçiçeği aşısı ile beraber uygulanmaktadır. İkisinin de yan etkileri aynıdır. KKK aşısında özellikle kabakulağın önemi çoktur. Çünkü kabakulak aşısı, erkekler üzerinde kalıcı hasarlar yaratmaktadır. Bu hastalığı geçiren kişiler kesinlikle ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Özellikle bebek ve hamilelerden uzak tutulmalıdır. KKK aşısının herhangi bir aşısının yapılması planlanan günde orta veya ileri derecede bir hastalığı olan bir çocukta aşı uygulanması, iyileşinceye kadar olasılıkla ertelenmelidir. 

KKK AşısıKızamık;
  • Kızamık, hafif, yüksek ateş, burun akıntısına neden olur. 
  • Kalıcı beyin hasarlarına neden olur. 
Kabakulak;
  • Boyunda şiş ve ağrılı bezelere neden olur. 
  • Diyabet olma riskini arttırır. 
  • Erkek çocuklarda kısırlığa neden olur. 
Kızamıkçık;
  • Şiş ve kaşıntılı bezelere neden olur. 
  • Hamile kadınlar için tehlikelidir. Çünkü düşüğe ve sağırlığa neden olabilir. 
]]>
Konjuge Pnömokok Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/konjuge-pnomokok-asisi.html Sat, 08 Dec 2018 07:04:37 +0000 Konjuge pnömokok, vücudun değişik bölgelerinde ciddi enfeksiyonlara yol açabilen bir bakteri türüne karşı geliştirilen bir aşıdır. Özellikle bebekler ve küçük yaştaki çocuklarda oldukça ciddi hastalıklara yada kalı Konjuge pnömokok, vücudun değişik bölgelerinde ciddi enfeksiyonlara yol açabilen bir bakteri türüne karşı geliştirilen bir aşıdır. Özellikle bebekler ve küçük yaştaki çocuklarda oldukça ciddi hastalıklara yada kalıcı hasarlara yol açabilen pnömokok bakterisi ölümcül sonuçlara bile yol açabilmektedir.Bu bakteri türüne karşı bağışıklık sağlaması ve koruyucu olması amacıyla iki tür aşı geliştirilmiştir. Konjuge pnömokok aşısı ve polisakkarit pnömokok aşısı adlarını taşıyan aşı türlerinden ilki bebek ve çocukları pnömokok bakterisinin yol açtığı enfeksiyonlara karşı koruyabilmek için geliştirilmiştir.  Bu  bakterinin bebek ve  çocuklarda oluşturabildiği bazı hastalıklar şunlardır;

  • Zatürre, 
  • menenjit, 
  • orta kulak iltihabı, 
  • sinüzit 
  • bakteriyemi.

Konjuge pnömokok aşısı 6 haftalık bebeklerden 9 yaşındaki çocuklara kadar mutlaka uygulanması istenen bir aşıdır. Bebekler 2 aylık olmalarından itibaren en az bir aylık aralıklar halinde 3 defa  uygulanmalıdır. Konjuge pnömokok  aşısı bebeğe 12. ve 15. Aylar arasında bir doz olarak kullanılır. Bu bir dozluk kullanım ile daha önceki aylarda bebeğe uygulanan toplam dozaj miktarı 4’e tamamlanır. Polisakkarit pnömokok aşısı 2 yaş üzerinde bulunan  ve risk taşıyan kişilere uygulanır. Bu aşının özelliği uygulamadan sonra 5 yıl süre zarfında koruma sağlayabilmesidir. Konjuge pnömokok  aşısı sadece bir kez kullanılabilen tek dozluk aşı içeren enjektör içerinde sunulmaktadır. Aşı sıvı şeklinde sunulmaktadır.

Konjuge Pnömokok Aşısı

Pnömokok aşısı ile ilgili genel uyarılar:

Genel anlamda her iki aşı türü için yapılan uyarılar Konjuge pnömokok  aşısının hangi durumlarda uygulanmamasını belirtmektedir. Aşı yapılacak kişinin ateşli olması yada ateşi olmasa bile ciddi bir rahatsızlığı bulunuyorsa uzman bir hekim danışmanlığı olmadan uygulamaya karar verilmemelidir. Aşının uygulamasından sonra bazı istenmeyen yan etkiler görülebilir. Belirlenen yan etkiler şöyledir;

Aşının uygulandığı bölgede ağrı, şişkinlik ve kızarıklık gibi şikayetlerin oluşması, 38 derece sıcaklıktan daha yüksek derecelerde ateş olması. Prematüre olarak doğan bebeklerde  düşük doğum riski taşıyarak zamanında doğan bebeklere göre daha yüksek ateş görülebilir. Görülen ateş 39 dereceden daha yüksek olur. Burada belirtilen yan etkiler ciddi birer tehlike oluşturmaz. Konjuge pnömokok  aşısının uygulanmasından sonra çok nadiren de olsa 0 ile 72 saat aralıklarında konvulsiyon olarak tanımlanan bilinç kaybı ve istem dışı meydana gelen ritmik kas kasılmaları görülebilmektedir. Konjuge pnömokok aşısı, dünyada ölümle sonuçlanan enfeksiyonlara en çok yol açan 5. Hastalık nedenidir. Belirtilen bakteri sadece bebek ve çocuklarda enfeksiyonlara yol açmamakta yaşlılar, akciğer hastaları, kalp hastalarını da etkilemektedir.

]]>
DaBT İPA Hib Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/dabt-ipa-hib-asisi.html Sat, 08 Dec 2018 14:19:25 +0000 DaBT-İPA-Hib (Difteri, aselüler boğmaca, tetanos, inaktif polio, hemofilus influenza tip b-Beşli aşı): 2, 4 ve 6. ayların sonunda birer doz, 18 ay sonunda pekiştirme dozu. DaBT-İPA-Hib (Difteri, aselüler boğmaca, tetanos, inaktif polio, hemofilus influenza tip b-Beşli aşı): 2, 4 ve 6. ayların sonunda birer doz, 18 ay sonunda pekiştirme dozu.
DaBT İPA Hib Aşısı]]>
Bcg Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/bcg-asisi.html Sat, 08 Dec 2018 21:16:23 +0000 Bcg aşısı, halk arasında verem aşısı olarak tanımlanmaktadır. Prosedür olarak sol omuz başından cilt içine enjekte şeklinde uygulanır ve uygulamadan bir müddet sonra böcek ısırığını andıran geçici bir kaba Bcg aşısı, halk arasında verem aşısı olarak tanımlanmaktadır. Prosedür olarak sol omuz başından cilt içine enjekte şeklinde uygulanır ve uygulamadan bir müddet sonra böcek ısırığını andıran geçici bir kabartı oluşmalıdır. Oluşan kabartı 10-15 dakika sonra ortadan kaybolur, bu kabartı aşının doğru yapıldığının göstergesidir..

1998-1999 yıllarında doğum gerçekleştikten hemen sonra ya da 2 gün sonra uygulanmaktaydı. Bu durum bazı yan etkilere yol açtığı için günümüzde yeni doğan bebekler 2. ayını doldurduktan sonra uygulanmaktadır. BCG aşısı, ateş gibi herhangi bir yan etkiye neden olmaz. Aşı yapıldıktan yaklaşık 25-30 gün sonra bir sertlik ve daha sonra ufak bir sivilceyi andıran bir kızartı oluşur. Oluşan kabarıklık ağır ağır kabuk bağlar ve daha sonra iz bırakarak ortadan kaybolur. Unutulmamalıdır ki, bu sivilceye benzer kızarıklık ve iyileşme süresi uzun zaman sürebilir, şayet herhangi bir şikayete yol açmaz.

Enjekte edilen aşının seyri her zaman aynı şekilde gerçekleşmeyebilir. Bazı durumlarda aşının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen herhangi bir farklılık yaşanmayabilir. Bu gibi durumlarda aşının tutmama ihtimali vardır, bu ihtimal göz önünde tutularak test yapılmalı ve aşının tutup tutmadığı tespit edilmelidir. Eğer aşı tutmamış ise mutlaka tekrar yapılmalıdır.

Bazı durumlarda ise aşı yerinde ufak bir sivilce haricinde büyük bir kabartı oluşabilir. Bu kabartı, koltuk altı, boyun bölgesinde bezelerin oluşmasına yol açabilir. Bu gibi olasılıklarda ilgili doktor tarafından gerekli takip ve müdahale yapılmalıdır.

Bcg Aşısı

Standart olarak Bcg aşısı bebek 4 ay olana kadar uygulanmaktadır. Ancak bebek 4 ayını geçmiş ise ilk olarak PPD testi yapılmalı ve test sonucuna göre aşı uygulanmalıdır. PPD testinin amacı, bebeğin aşısız geçirdiği 4 aylık sürede herhangi bir tüberküloz mikrobu alıp almadığını kontrol etmektir.

Bcg aşısı etkinliğini yaklaşık 5 yıl kadar koruyabilmektedir, aşının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra aşı tekrarlanmalıdır. Ülkemizde Bcg aşısı ilkokul1. ve 5. sınıflarda düzenli olarak uygulanmaktadır.

Bcg Aşısının Özellikleri:

Bcg aşısı ülkemizde genel olarak kuru toz şeklinde kullanılmaktadır. Toz sulandırılmadan oda sıcaklığında yaklaşık 30 gün, buzdolabında+2-8 derecede 2 yıl kadar etkinliğini yitirmemektedir. Bcg aşısı, ısı ve ışığa karşı oldukça duyarlıdır. Toz halindeki aşı sulandırıldıktan sonra 6 saat içinde tüketilmelidir. Aşı sulandırılırken haricen sulandırıcı kullanılmamalı, yalnızca kendi sulandırıcısı kullanılmalıdır. Saklanma talimatına uyulmayan aşıların etkinliği büyük oranda azalır.

Bcg Aşısının Komplikasyonları:

Bcg aşısı güvenilirliği oldukça yüksek bir aşıdır. Aşının ardından görülebilecek komplikasyonlar, uygulanan doza, aşının yapıldığı yere ve derinliğine, Aşı yapılan kişinin yaşına, bağışıklık sistemine göre değişim göstermektedir. Deri altına uygulanan aşılar deri ülseri ve deri altı apselere neden olabilir. Aşı nedeni ile oluşabilecek önemli komplikasyon gelişme olasılığı oldukça düşük ihtimallerdedir.

]]>
Hepatit B Aşısı https://www.asitakvimi.gen.tr/hepatit-b-asisi.html Sun, 09 Dec 2018 11:10:54 +0000 Hepatit B aşısı, zamanında ve usulüne uygun yapıldığında erişkin kişilerde yüzde doksanın üzerinde, bebeklerde ise yüzde yüz koruyuculuğu olan bir bağışıklık aşısıdır. Hepatit B ilk başta hafif bir hastalık ik Hepatit B aşısı, zamanında ve usulüne uygun yapıldığında erişkin kişilerde yüzde doksanın üzerinde, bebeklerde ise yüzde yüz koruyuculuğu olan bir bağışıklık aşısıdır. Hepatit B ilk başta hafif bir hastalık iken, daha sonra ömür boyu devam edebilecek karaciğer kanserine ve siroz hastalığına yol açabilecek karaciğer hastalığıdır. Bu hastalığın akut veya kronik safhası olabilir. Bu hastalık Hepatit B Virüsü (HBV) ile meydana gelir. HBV vücuda alan kişide HBV enfeksiyonunun akut evresi meydana gelir. Bu virüs şayet altı aydan fazla sürerse enfeksiyon kronikleşir. Kronik HBV çoğunlukla ömür boyu devam eder. Bebeklerde bu virüsün kronikleşme oranı yaklaşık %90'dır. Yaş ilerledikçe bu oran düşer. Beş yaşlarında bu oran %40’a düşer. Bu yaşlardan sonra ise %5’e düşer.Bu virüsten korunmanın yöntemi kesinlikle aşılanmaktır.

Bu aşı üç dozun belirli aralıklarla uygulanması şeklindedir. İlk aşı bebeğin ilk doğduğunda, ikinci doz ilk ayın sonunda, üçüncü doz beşinci ayda yapılır.

Aşı sonrası şişlik, kızarıklık, yüksek ateş ve bazı alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir. Bunlar önemsizdir ve endişe etmeye gerek yoktur. Fakat bu tür belirtilerde hekime gösterilmesi uygundur. Hepatit B hastalığı hem yaygın bir hastalıktır hem de tedavisi her zaman başarılı olmaz. Bu yüzden henüz bu hastalığa yakalanmadan aşılanmalı ve önlemi alınmalıdır. Çünkü aşılanma yöntemi  oldukça başarılıdır.

Hepatit B Aşısı

Hepatit B Aşısı kimlere yapılmalıdır

Yeni doğan tüm bebeklere, çocuklara, tüm sağlık personellerine, Hemodiyaliz ünitesi hastalarına, damar yolu ile ilaç alan hastalara, Hemofili hastalarına, bir şekilde hepatit virüsü aldığını düşünen kişilere Hepatit B aşısı yapılmalıdır.

Hepatit B aşısından önce bir test yapılmalı mıdır

Bu aşı için test yapılma zorunluluğu yoktur. Ama bilinçli kişiler test yaptırmadan aşı yaptırmaya karar vermezler. Çünkü bu aşı oldukça pahalı bir aşı ve üç veya dört defa yapılması gereken bir aşıdır. Test yaptırarak aşı yapılması zorunluluğunun olmadığı anlaşılabilir. Kişinin daha önce bu virüsle temasından dolayı zaten bağışıklığının olduğunun anlaşılması aşı yapılması gereğini ortadan kaldırır. AntiHBs+, AntiHBc-, IgG+ olan kişilerin bu aşıyı yaptırmalarına gerek yoktur. Şayet yaptırsalar da mahzuru yoktur.

Hepatit B aşısının zararlı yan etkisi var mıdır

Uygulanan aşı genellikle maya hücrelerinden oluşturulmaktadır. HBV’nün saflaştırılan bir parçası maya hücrelerinde kodlandırılarak oluşturulur. Bu nedenle Hepatit virüs riski kesinlikle yoktur. Fakat yüksek ateş, alerjik reaksiyon, kızarıklık, şişlik ve hafif ağrı oluşturabilir.

Kimlere Hepatit B aşısı yapılmaz

HBV taşıyıcılarına, aktif Hepatit B hastalarına ve daha önce üç doz bu aşıyı yaptırmış ve uygun antikoru almış kişilere bu aşı yapılmaz.

Hepatit B hastalığının belirtileri nelerdir

İştahsızlık, yüksek ateş, bulantı, halsizlik, sık sık olan karın ağrısı, idrar renginde koyulaşma, eklem ağrıları, göz ve ciltte sararma akut belirtileri iken kronik belirtileri pek gözlenmez. Hatta 20-30 sene kişi hasta olduğunu anlamadan yaşar ve birden siroz veya karaciğer hastalığına yakalanabilir.

HBV hangi yollarla bulaşır

  • Doğum ile anneden bebeğe bulaşır.
  • Cinsel yolla bulaşır.
  • Uyuşturucu enjektörünün ortak kullanılması.
  • Diş fırçası ve jiletin ortak kullanımı.
  • Açık yaraya direk temasla
  • Kesiklerdeki kan teması ile bulaşır.

 HBV hangi yollarla bulaşmaz

HBV taşıyıcısıyla ortak su tüketilmesiyle, aynı kaptan yemek yemeyle, emzirmeyle, tokalaşmak, sarılmak, öpüşmek, aksırmak, havuza girmek, ortak tuvaleti kullanmak, aynı havayı teneffüs etmek gibi durumlarla Hepatit B virüsü bulaşmaz.

Kronik Hepatit B hastaları karaciğerlerini nasıl korumalıdır]]> Aşı Takvimi https://www.asitakvimi.gen.tr/asi-takvimi.html Sun, 09 Dec 2018 23:59:02 +0000 Aşı takvimine uyarak bebeğimizin sağlığını güvence altına almış oluruz. Aşılar, insanları hasta yapan birçok mikroplara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için yapılmıştır. Bebeğimizin il

Aşı takvimine uyarak bebeğimizin sağlığını güvence altına almış oluruz. Aşılar, insanları hasta yapan birçok mikroplara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için yapılmıştır. Bebeğimizin ileriki yaşamında sağlıklı bir birey olması ve hastalıklara karşı vücudunun daha güçlü mekanizmalara sahip olması için bu aşıların belirli dozda ve önerilen zamanlarda yapılması gerekmektedir. Aşıların öneminden dolayı bir sağlık kuruluşunda aşı yaptırdığınızda aşı takvimine göre bir sonraki aşının randevusu verilmektedir.

Önerilen Aşı Takvimi

  • Doğumdan hemen sonra Hepatit B aşısı yapılır.
  • 1. Ay Hepatit B aşısı
  • 2. Ay DBT, IPV ve HIB aşıları
  • 3. Ay BCG aşısı
  • 4. Ay DBT, IPV ve HIB aşıları
  • 6. Ay DBT, IPV, HIB ve Hepatit B aşıları
  • 12. Ay Kızamık, Kızamıkçık ce Kabakulak aşısı
  • 14. Ay Hepatit A aşısı
  • 15. Ay Suçiçeği aşısı
  • 18. Ay DBT, IPV, HİB aşıları
  • 20. Ay Hepatit A aşısı
  • 4-6 yaş DBT, IPV, Kabakulak aşısı ve doktorun önerisiyle Suçiçeği aşısı
  • Her yıl İnfluenza yani grip aşısı 

Aşı TakvimiAşı Takvimine Yeni Eklenen Aşılar Nelerdir

2005 yılına kadar aşı takviminde Hepatit B, Verem, Difteri, Tetanos, Boğmaca, Çocuk Felci ve Kızamık olmak üzere yedi çeşit aşı vardı. 2006 yılında Kabakulak, Kızamıkçık ve Hib aşıları eklenerek koruma sağlanan aşı sayısı ona yükseltildi. 2008 yılında Prömakok aşısı eklenerek aşı takviminin içerdiği aşı sayısı on bire yükseltildi.

Aşının Zamanında Yapılması Önemli Midir

Her aşının kendi zamanında yapılması çok önemlidir. Bazı durumlarda aşı takvimine uyulmadığı taktirde zamanı geçmiş aşıyı yapmaya gerek yoktur. Hangi aşının zamanı geldiyse o aşıyı yapmak gerekir. Bu yüzden çocuğun sağlıklı bir birey olarak yetişmesi için hiçbir aşının kaçırılmaması gerekmektedir. Çünkü kaçırılan aşının telafisi yoktur.

Kimler Aşı Yaptırmalıdır

  • Her doğan bebek doğduğu andan itibaren aşı takvimine uygun olarak aşılanmalıdır.
  • Doğurganlık çağındaki kadınlarda tetanos aşısı yaptırmalıdır.
  • Yetişkin riskli grupta bulunan bireylerde Difteri, Tetanos, Hepatit B ve Grip aşısı yaptırmalıdırlar.
  • Farklı ülkelere ziyarete gidecek kişilerde o ülkenin hastalık potansiyeline göre aşı yaptırmalıdır.

Aşı Takviminde Bulunan Aşı Çeşitleri

  • Verem (Tüberkülöz) aşısı: BCG aşısı denen bu verem aşısı Dünya Sağlık Örgütü’nün deneyimler sonucu önermesiyle iki doz şeklinde uygulanır. Birinci doz 3. Ayda uygulanırken ikinci doz 4-6 yaşları arasında uygulanır. Verem aşıları uygulanmadan önce büyük ölümlere yol açan bir hastalık iken aşı uygulamaları sonucu sıradan bir hastalığa dönmesine rağmen halen nadir de olsa görülüyor.
  • Beşli karma aşı: Beş hastalığa birden geliştirilen beşli karma aşısı; Difteri, Boğmaca ve Tetanos'dan oluşan DBT aşısı, Çocuk Felci Aşısı (IPV) ve Menenjit Aşısından (HİB) oluşur. Bu karma aşı 2, 4, 6 ve 18. Aylarda uygulanmalıdır.
  • Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak (MMR) aşısı: MMR aşısı iki dozda yapılmaktadır. Birincisi birinci senenin başında ikinci 5-6 yaşlarda uygulanır. Şayet 9. Ayda kızamık aşısı yapılmamışsa ilk doz 15. Ayda ve yine ikinci doz 5-6 yaşlarda uygulanır. Bebek bu hastalıklardan birini geçirdiyse bu üçlü kombine aşının uygulamasına engel değildir.
  • Suçiçeği aşısı: 15. Ayda daha önce suçiçeği geçirmemiş bebeklere tek doz olarak uygulanır. İsteğe bağlı olarak suçiçeği aşısı aşı 5-6 yaşlarda tekrarlanabilir. Suçiçeği bulaşıcı bir hastalık olup içi sıvı dolu döküntüler şeklinde kendisini gösterir. Solunum yoluyla ve]]>